Custom Search
 
Ana Sayfa
Site Hakkında
İletişim
 
RUHSAL BÜTÜNLÜK VE DÖVÜŞ SANATLARI
DÖVÜŞ SANATLARI İLE MÜCADELE SPORLARI ARASINDAKİ FARK
DÖVÜŞ SANATI ÖĞRENEBİLMEK
ÖĞRENİLEN TEKNİĞİN DOĞRU KULLANILMASI
SAĞLIK AÇISINDAN EGZERSİZ
BEDEN DİLİ VE DÖVÜŞ SANATLARI
Bookmark and Share
 
 
Beden Dili ve Dövüş Sanatları
 

İnsan, kendini tanımlama noktasında en basit günlük hareketlerden, en karmaşık hareket ve ifadelere kadar olan tüm hareket ve davranışları, insanın kendini ifade edebilmesinde önemli bir yer tutar.
Bir insanın yaptığı tüm davranış ve hareketler, o insan hakkında bir takım bilgiler verir.

Örneğin, ayakta duruş şekli, oturma biçimi gibi... Fakat tüm bu bedensel hareketlerle olan anlatımlarımız bilinçli değildir. Bunlar tamamen insenın gelişim süreci içinde değişen ve anlam bulan bir tür iletişim yöntemidir.

Bazı insanlar kendilerini gergin tutarak özbenliklerini saklamaya çalışırlar. Doğallıktan uzaklaşarak tüm beden hareketlerini kontrol etmeye çalışırlar. Bu onları olumsuz yönde etkileyerek, diğer insanlar arasında gerkin bir kişilik kimliği verir. İşte bu noktada,özellikle dövüş sanatları insan doğasında bulunan refleksif hareketleri belli bir amaca yönelterek, ortaya çıkarmada yardımcı olur. Bu durum insana, güven duygusu aşılar.


Aslında bu durum sadece dövüş sanatlarında yoktur. Diğer bir çok sporda ve sanatta görülebilir. Fakat dövüş sanatlarının zaten böyle bir gelişmeyi hedefliyor olması, ona ayrı bir özellik vermektedir.

Günlük yaşantımızın neredeyse bir parçası olan stres sonucu, bir çok bastırılmış bedensel ifade durumları, insanda öfke olarak ortaya çıkmaktadır. Bunu, gerginlik ve sinirlilik hali takip eder.

Eğer bu öfke birikimi boşaltılmazsa, insanın kendisinde ve çevresinde zararlı etkiler bıraktığı aşikardır. Fakat öfkesini kontrol edebilen insanın, başka etkiler karşısında da pozitif tepkiler verdiği bilinmektedir. Dövüş sanatlarının genel felsefesinde ve prensiplerinde, öfkenin kontolü ve doğru şekilde kanalize edilmesi için gerekli bilgi ve teknikler öğretilir. Unutmayalım ki; hangi sanat dalında olursa olsun, sanatçının doğal olması, başarıyı da beraberinde getirecektir. Doğal davranan bir sanatçı, gerilimlerden uzak ve yüksek konsantrasyon halinde daha iyi bir estetik anlayışını yakalayacaktır.

Dövüş sanatlarında teknikler belirlidir. Fakat teknikler arası geçişlerin estetiği ve kontrolü uygulayıcıya kalmıştır. İşte bu bağlamda, teknikler arası geçiş armonisi aynı müzik notalarının geçişleri kadar uyumlu ve rahat olmalıdır.

Bedensel hareketleri yönlendiren, iç enerjimizdir. Bu iç enerjinin seviyesi bedenimizin performasını belirler. Binlerce yıldır, dövüş sanatları ve özellikle Çin kökenli dövüş sanatları "Chi" olarak adlandırılan; iç enerjiyi kontrol ve iç enerji akımlarını yönlendirme metodlarını ve hareket dizilerini oluşturmuşlardır.

Dövüş sanatları, insanın kendisini bedensel yolla ifade ve tanımlamada harikalar yaratmaktadır. Bu ise, bir çok psikolojik kökenli rahatsızlıkları daha bedene yansımadan giderilmesinde önemli rol oynamaktadır.

Buradan yola çıkarak dövüş sanatlarını, bedensel gücün ve becerinin insanlar arasındaki paylaşımı olarak görebiliriz.

Günümüzün yorgun egoları, politik kavgaları, düzeysiz diyalogları ve daha sayamadığımız bir çok çağdaş hastalıkları insana adeta bedenini unutturmuş durumdadır. Halbuki insan, çavresiyle tek bağı olan bedenini , nasıl olurda basit bir araçmışçasına kullanmaya kalkar! Bedenin doğasını tanımadan dış dünya ile olan doğru iletişim kapısı aralanamaz.. Bu, şuna benzemektedir; bir ev içinde bir odadan diğerine geçerken, aradaki kapıyı açmak için menteşelerinden sökmek gibidir. Yani, kapının işlevini dolayısıyla fonksiyonel yapısını kullanmadan, onu etkisiz bırakmaktır.

Bedenin doğru şekilde kullanılmaması, aynı kapı örneğinde olduğu gib, bedeni etkisiz bırakarak, yaşamı ve çevremizi sağlıklı algılayamamamıza sebep olacaktır.

İletişim, latincede "Communicare" kökünden gelen, komünikasyon sözcüğü ile de ifade edilebilir. Anlamı; duygu, düşünce ve bilgilerin sözlü dil, beden dili ve görsel dilin diğer araçları ile başka insanlara aktarılmasıdır. Dövüş sanatları bir iletişim yoludur. Bedene verilen bir dil, zihnimizde oluşan bir fesefe ve yaşam tarzıdır.

İletişimde temel olgu, etkileşim olduğuna göre etkileşimin içine nesneler, canlılar ve yaşadığımız çevredeki olaylar girer. Bu bağlamda dövüş sanatları kesinlikle bir yaşam tarzıdır.

" Bedenini tanıyan insan, fizyolojik olarak neler yapabileceğini bilir. Bu bilgiye sahip insan, kendinden emindir ve güven doludur. "

İnsan aklı, sözcükleri öğrenir ve gerek bir objenin adı olarak, gerek bir düşüncenin ifadesi, gerekse duygusal bir ifade olarak anlamlarını kavrar ve en üst düzeyde soyut düşünce sistemini geliştirir. Kısaca sözlü dil insan düşüncelerini biçimlendiren, zaman ve mekanı insana açan, dış dünyaya dönük anlaşma ve bilgi ifade etme aracıdır. Fakat sözlü dil, insanın bireysel, psişik ve tinsel dünyalarında ve bilinçaltının derinliklerinde duyup belirtmek istediği birçok şeyi ifade etmesinde yeterli değildir. Görsel dil, insanın doğasına bağlı en ilkel ve en içten iletişim şeklidir. Görsel dil, filogenetik olarak sözlü dilden ve yazı dilinden öncelik gösterir. Daha güçlü bir iletişim aracıdır. Çünkü, ifade olanakları daha üstün ve kendiliğinden konuşan bir dildir. Dövüş sanatlarının insanın bedenine verdiği görsel dil, inanılmaz bir estetik anlayışa sahiptir. Her Usta dövüş sanatçısında bu yüzdendir ki farklı teknikler, kendisine has bir anlatım tarzı ve estetik anlayışı oluşmuştur.

Dövüş sanatları, bir kombinasyon ve koordinasyon sistemidir. Bu kombine ve koordine edilmiş beden hareketlerinin kontrolü bizim elimizdedir. Bunları kullanmak, insanın hayatı farklı deneyimlemesine yol açar.

 
Ana Sayfa | Site Hakkında | İletişim | Kullanım Koşulları Copyrights © 2013 dovussanati.com
goplan.net