Custom Search
 
Ana Sayfa
Site Hakkında
İletişim
 
RUHSAL BÜTÜNLÜK VE DÖVÜŞ SANATLARI
DÖVÜŞ SANATLARI İLE MÜCADELE SPORLARI ARASINDAKİ FARK
DÖVÜŞ SANATI ÖĞRENEBİLMEK
ÖĞRENİLEN TEKNİĞİN DOĞRU KULLANILMASI
SAĞLIK AÇISINDAN EGZERSİZ
BEDEN DİLİ VE DÖVÜŞ SANATLARI
Bookmark and Share
 
 
 

Hoşgeldiniz ...

Site içerisindeki bilgiler, bilimsel, tarihi ve felsefi açıdan Dövüş Sanatı kavramını incelemektedir.

Bugün bilinen en eski kaynaklara sahip olan Çin tarihi kaynaklarına göre, dövüş sanatlarının tarihi, M.Ö. 500'lü yıllara kadar dayanmaktadır.

O yıllarda Güney Hindistan’da yaşamakta olan Bodhidharma, Lo-Yang tapınağının kayıtlarına göre bir Budist’ti. Guru ( Öğretmen) tarafından Çin’e yolculuk ederek Dhyana ( bugün Zen olarak bilinen) öğretilerinin yaygınlaşmasını sağlaması vasiyet edilmişti. O da bu vasiyeti yerine getirerek Çin’e olan yolculuğuna başlamıştı. Kuzeydeki Wei Krallığına vardığında İmparator Wu ile görüşmeler yapmıştı. Fakat Dhyana öğretileri adına yaptığı bu görüşmeler sonuçsuz kalmıştı. İmparatorluğu terk ederek, Honan eyaletindeki Shaolin tapınağına yönelmişti.

Bodhidharma, tapınağa vardığında, öğretmeninin neden böyle bir vasiyette bulunduğunu daha iyi anlamıştı. Çünkü, rahiplerin fiziksel ve zihinsel olarak çöküntü içinde olduklarını görmüştü. Zamanlarının çoğunu maditasyonla geçirdiklerini ve zayıf düşerek, günlük ihtiyaçlarını bile karşılayamayacak hale geldiklerini görür. Bodhidharma bu duruma çok üzülür. Bu konuda nasıl bir yardımda bulunabileceğini düşünmek için tapınağın yakınlarında bulunan bir dağda, kendini izole ederek meditasyon yapmaya başlar. Bir süre sonra tapınağa geri dönerek, rahiplere tapınağın avlusunda toplanmalarını söyler. Ve onlara Lo-Han’ın 18 Eli öğretisini açıklar. Bu öğretiler, hemen hemen bütün dövüş sanatlarının temelini oluşturur. Fakat, asla saldırı veya zarar verme amaçlı değildi. Sadece zihinsel ve fiziksel kondisyonu arttırmaya yönelikti.

Budhidharma öldükten bir süre sonra, Shaolin tapınağına çeşitli saldırılar başlamıştı. (Bu saldırıların, Çin kayıtlarına göre, Brigandlar tarafınadan yapıldığı yazılmıştır.) Fakat tapınaktaki rahipler, bildikleri tekniklerin savunma amaçlı olabileceğini düşünmemişlerdi. Saldırılardan birinde, bir rahip bir dizi agresif el ve ayak teknikleriyle, sayıca çok olan saldırganların çoğunu etkisiz bırakarak, diğerlerini de geri püskürtmeyi başarmıştı. Diğer rahipler bu durumdan çok etkilenmişlerdi. Bunu bir savunma metodu olarak öğrenip, yüzyıllar boyu sürecek olan bir gelişime tabi tuttular.

Bu teknikler öyle gelişmişti ki; dört yüzden fazla ayrı stil oluşmuştu. ‘Lo-Han’ın 18 Eli’ denilen teknikler 72’ye çıkartılmıştı. Daha sonra fazlalaşan bu teknikleri beş ana kategoride toplamışlardır. Bu beş kategoriye, her birini en iyi temsil eden hayvanların isimlerini vermişlerdir.

Bu tekniklerle beraber Buda’nın öğretileri de hızla tüm dünyaya yayılmaya başlamıştır.

 
 
Ana Sayfa | Site Hakkında | İletişim | Kullanım Koşulları Copyrights © 2013 dovussanati.com
goplan.net